Prof. Dr. Nuray AkyolGÖZ HASTALIKLARI

Retina Damar Hastalıkları

Retinanın damar yapısını tutarak beslenmesini bozan, kanama, sızıntı, tıkanıklıklar ve anormal damar oluşumları ile seyreden hastalıkların tümü bu gruptadır.

Diyabetik retinopati

Şeker hastalığının (Diyabet) günlük hayatı en çok etkileyen komplikasyonlarından biri göz tutulumudur.  Diyabetik Retinopati, diyabette gözün görmeyle yükümlü tabakasında (retina) izlenen değişikliklerdir ve aslında bu katmanda yer alan damarlardaki bozuklukların bir sonucudur. Orta ve ileri yaşta görme azlığı yapan en önemli nedenlerdendir; diyabetliler arasındaki sıklığı diabetin süresiyle orantılı olarak artar. Diabetik retinopatinin 5 yıldan önce gelişimi nadirdir, ancak süre yanında metabolik kontrol de son derece önemlidir. Hb A1c'si hiç 7 nin üzerine çıkmamış bir hastada 20. yılda hala diyabetik retinopati başlamamış olabilir; diğer yandan Hb A1c'si 9 ların üzerinde seyreden bir hastada 3. yılda başlayabilir. Aslında bir başka önemli bilinmez de tanı konduğunda diyabetin süresidir. Rutin kontrollerini yaptırmayan bir hastada kan şekerinin ne kadar zamandır yüksek seyrettiğini, dolayısıyla diyabetin süresini kestirmek güçtür.  Diyabetik hastaların, tanı alır almaz göz hekimini ziyaret etmeleri gereklidir. Diyabet tanısı alalı 10 yıldan az olduysa yılda bir, 10 yıldan fazla olduysa 6 ayda bir göz dibi muayenesi yapılmalıdır. Diyabetin en önemli komplikasyonlarından olan diyabetik retinopatinin gelişmiş ülkelerde 3. körlük nedenidir ve metabolik kontrol ne kadar iyi olursa diyabetin göz komplikasyonları o kadar geç gelişir. İnsüline ya da yeni nesil antidiyabetik ajanlara geçmekte geç kalınmamalı, kan şekeri normal sınırlarda tutulmalıdır. Diyabetik hastaların göz kontrollerinin aksamaması hayati önemdedir; çünkü her bir evrenin tedavisi bir öncekinden daha zor ve daha komplikedir.  

Hipertansif retinopati

Kan basıncının uzun süre normal değerlerin üzerinde seyretmesiyle damar duvarında bir takım değişiklikler olur. Bu değişiklikler aslında organizmadaki arteriollerin (küçük çaplı atardamar) hepsinde görülür; ancak damarların kendisini ve sızıntılarını çıplak gözle izleyebildiğimiz tek doku retinadır; bu nedenle yalnız hipertansiyonda değil, şeker hastalığında ve diğer damar hastalıklarında retina değerlendirmesi çok önemlidir. Hipertansiyonda retinal arteriollerde daralma ve cidarında kalınlaşma, damarlarda sızıntılar gözlenir. Aslında hipertansiyonun saf bulgusu damarlarda daralmadır; ama tek başına bu bulgu sadece çok genç hipertansiyon hastalarında görülir. Yaş ilerledikçe, hipertansiyon sklerotik bir zeminde gelişmiş olduğundan damar cidarlarında kalınlaşma ile farklı miktarlarda birlikte bulunur. Damar cidarında oluşan bozukluklar sızıntılara yol açar ve bunun yol açtığı retinal ödem görmenin azalmasına sebep olur. Masif sızıntılar gelişip görmeyi bozmadan yıllar önce fundus muayenesinde diğer damar değişiklikleri izlenir ve hipertansif retinopati tanısı konur. Bu hastaların bazıları henüz hipertansiyonu olduğunun farkında bile değildir. Hipertansif retinopati şiddetine göre 4 derecede değerlendirilir (grade 1-4).

Retinal atardamar tıkanıklıkları

Retinal atardamar sistemindeki tıkanıklıklar dakikalar içinde görmenin tamamen kaybına neden olacaklarından gözün gerçekten acil 2-3 hastalığından birini oluştururlar. Bu tıkanıklık hemen daima kalpten veya boyun damarlarından gelen bir emboli ile oluşur. Emboli bir pıhtı parçacığı ya da kolesterol plağı parçacığı olabilir. Embolinin büyüklüğüne göre ana arter ya da dallarından biri tıkanabilir. Daha nadir arter tıkanıklığı nedenleri arasında ateroskleroz, kan hastalıkları, inflamatuar damar duvarı hastalıkları ve retina migreni(spazm) sayılabilir. Arter tıkanıklıkları ani ve derin görme kaybı yaparlar. Bunun dışında ağrı veya başka bir yakınma izlenmez. Bu hastalığın acil kabul edilmesinin nedeni ilk saatlerde( genellikle ilk 6 saat) başvurulduğunda kateterizasyon ve pıhtı eritici ilaçların kullanılması ile tablonun geri döndürülebilmesidir. 12 saati geçen başvurularda görmeyi geri getirmek mümkün olmaz.

Retina toplardamar tıkanıklıkları

Retinanın damar yapısının bütünlüğünü ve sağlığını koruması görmenin devamı için şarttır. Retinal ana toplardamarın tıkanması hemen olayın ardından alevli ve ağır bir tabloya yol açar. Diğer yandan normalde görmeyi başlangıçta hiç etkilemeyen minik bir toplardamar tıkanıklığı, ilerleyen aylarda anormal yeni damarların gelişimi, bunlardan kanama, sızıntı, göz içi basıncında artma gibi nedenlerle görme kaybı oluşturabilir. Toplardamar tıkanıklıkları ileri yaş şeker hastalığı, hipertansiyon ve kan hastalıkları gibi sistemik risk faktörlerinin varlığında oldukça sık görülen hastalıklardır. Glokom, hipermetropi, doğumsal damar anomalileri ve göz damarlarının inflamasyonları ise göze ait risk faktörleridir. Özellikle Behçet hastalığı ve sarkoidoz gibi damar duvarı iltihabına neden olan hastalıklar yaygın tıkanıklıklara sebep olabilirler. Toplardamar tıkanıklıkları akut dönemde kanamalar, geç dönemde yol açtıkları glokom yüzünden görme kaybına neden olurlar.

Prof. Dr. Nuray AkyolProf. Dr. Nuray Akyol
blog yollarda YOLLARDA
Hasta Yorumları Tüm Yorumlar Göster
Hilal Tanrıkut

01.06.2017Güvenilir ve huzurlu bir muayene ve doğru teşhisin adresi bizim için Nuray Hocamız...Kendi de bir anne olduğundan çocuklara yaklaşımı son derece ılımlı. Titiz ve dikkatli, iletişime açık ...Aklınıza takılabilecek herşeyi sorabilirsiniz ve en güzeli tüm sorularınıza anlayabileceginiz cevaplar alabilirsiniz:) Beş yıldır kızımla birlikte her muayenede hem bilgilendik hem de keyifle sohbet ettik... Dr. İlksen Hilal Tanrıkut ( Mühendis) Zeynep Nazın Annesi

Alime Yüksel

30.05.2017Ben, kızım, eşim ve annemin gözleri yıllardır -yaklaşık 10 yıldır sevgili doktorumuz Nuray Akyol'a emanet. Hem ben hem eşim çocukluktan itibaren miyopuz. O nedenle şimdi 10 yaşında olan kızımızın göz muayenesini bebekliğinden itibaren düzenli yaptırdık. Nuray Hoca nerede biz orada. Alime Yüksel

Gülin Dökmeci

09.05.2017Uzun yıllar önce bir okul kazası vesilesiyle gittiğimiz hastanede tanışmıştık Nuray Hoca ile. O sırada oğlumun gözünde miyop olduğu tesadüfen ortaya çıktı. O zamandan beri, titizliği, bilgisi, ilgisi ,sevecen yaklaşımı ve alanındaki yenilikleri takip etmesiyle takdir ettiğimiz Nuray Hoca tüm ailemizin göz doktoru oldu. Kendisine teşekkür ediyoruz.

Gönül Mimioğlu

09.05.2017Glokom tanısı ile senelerdir tedavi görürken yolum bu konuda uzman olmanız dolayısı ile sizinle 2010 yılında kesişti. Bana bu konuda vermiş olduğunuz güven ile senelerdir takipte kalarak hastalığımın ilerlemesini durdurdunuz. Güler yüzünüz ve emeğiniz için binlerce teşekkür !

Erol Ertekin

05.05.2017Sizinle uzun yıllara dayanan doktor-hasta ilişkimiz oldu. Tedavim sırasında her hastaya olduğu gibi bana da gösterdiğiniz yakın ilgi nedeniyle şükran ve teşekkürlerimi sunuyorum. Uzun yıllar göz hastalarına derman olmanız dileğiyle saygılarımı sunuyorum. Erol Ertekin.

İlhan Güneri

28.04.2015Şeker hastasıyım, Nuray Hocama göz kontrolü için gittim. Ancak bu arada göz tansiyonunun yüksek olduğunu fark etti ve uzun bir süre takibe aldı. Takip sonucunda Glokom olduğu kanaatine vardı. Yaklaşık 10 yıldır Glokom takibin deyim. Göz tansiyonum düştü. HRT ve Görme alanı değerleri yaşa bağlı bozukluklar dışında iyi gidiyor. Hastalık teşhis ve tedavisi ile hasta takibindeki titizliği Nuray Hocanın en önemli özelliği. Her türlü sorunda zamanında önlem alıp tedavi eden Nuray Hocama minnet ve teşekkürlerimi sunuyorum. Saygılarımla.

Doga Kahramangil

02.04.2017Nuray Hanım'ın yaklaşık 10 yıldır hastasıyım, aslında kendisi için ailemizin doktoru diyebilirim. Kendisine ilk ziyaretimizde henüz göz tansiyonu ölçümü yapılmayan bir yaşta olmama karşın tesadüfen ölçümüm alınmış ve yüksek çıkmıştı. Nuray Hanım bu tesadüfi bulgunun o zamandan peşine düşüp ailemizde varolan glokom öyküsünü de göz önünde bulundurarak beni takibe almıştı. Birçok test, birçok ölçüm, kimi zaman kendisinin “bir de ben ölçeyim” dediği uzun muayeneler 10-11 yaşlarında bir çocuğun en çok sevdiği şey değildi belki ancak kendisi tedbiri hiçbir zaman elden bırakmamıştı. Bu süreçte ailemin tüm sorularını cevaplamış, her prosedürle ilgili açıklamalar yapmış, bir yandan da benim çocukça taleplerimi hep anlayışla karşılamıştı. Sadece göz tansiyonu için değil, gözle ilgili her türlü sorunumuzda ailecek kapısını çalar olmuştuk. Nuray Hanım'a hastalarına ilgisi, hekimliği ve anlayışı için teşekkür ediyorum.

Av. Mahmut EKİCİ-Sibel EKİCİ

17.03.2017Hayattaki yaşama sebeplerimiz, biricik evlatlarımızın üzerinde en çok titrediğimiz konu olan sağlıkları ve özellik göz sağlığı ve tedavileri hakkında Doktor Nuray Hanım'ın tıbbi bilgisinin yanı sıra göstermiş olduğu nezaket ve ilgisi bizleri çok memnun etmiştir. 300 km uzaktan da olsa en ufak bir göz problemimizde Doktor Nuray Hanım'a danışmak ve doktor Nuray Hanım'ın gösterdiği yollar ile oğullarımızı tedavi süreçlerinin olumlu sonuçlandığı görmek bizleri çok memnun ve mutlu etti. Ailecek göz problemlerimiz ile ilgili Doktor Nuray AKYOL Hanımefendiye danışmak ve tüm tedavi süreçlerini doktorumuz gözetiminde sürdürdürmek bizlere güven verdi. Bu durum için çok memnunuz. Alanında uzman bir tabip tarafından yardım ve destek görmek bizler için ve özellikle evlatlarımız için çok önemliydi. En kalbi teşekkürlerimizi,saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.

Prof. Dr. Nuray AkyolProf. Dr. Nuray AkyolGöz Hastalıkları
Telefon: 0312 466 7543
Prof. Dr. Nuray AkyolProf. Dr. Nuray AkyolGöz Hastalıkları
Telefon: 0312 466 7543